Risk Yönetiminin Ticari Karar Alma Süreçlerine Entegrasyonu

Şirketler geleceğe yönelik ticari kararlar alırken, gelecekte ne olacağını kesin olarak bilemezler. Ticari kararlar, genellikle gelecekle ilgili beklentiler üzerine alınmaktadır.

Risk Dynamics Consultancy olarak, şirketlerin ticari karar alma süreçlerinde risk bazlı değerleme yaklaşımı kullanmalarını ve yazılım aracı olarak @RISK’i kullanmalarını öneriyoruz. RDC, şirketlerde risk bazlı değerleme yaklaşımının uygulanabilmesi için danışmanlık hizmetleri vermekte ve potansiyel müşterileri için pilot çalışmalar yaparak Workshop’lar düzenlemektedir.

Vaka Çalışması

Örnek olarak bir inşaat projesiyle ilgili yatırım kararını düşünelim. Aşağıdaki değişkenler inşaat projesinin değerini belirleyecektir:

  • Arazinin değeri
  • Demir-çelik miktarı ve fiyatı
  • Çimento miktarı ve fiyatı
  • Kum miktarı ve fiyatı
  • İşgücü miktarı ve fiyatı
  • Akaryakıt ve diğer enerji miktarı ve fiyatı
  • Kamyon kullanım süreleri ve fiyatı
  • Vinç kullanım süreleri ve fiyatı
  • Vergiler, belediye harçları, vb.
  • Proje m2 satış fiyatı
  • Satışların başlayacağı tarih ve aylık satış adetleri
  • Proje için tahsis edilen sermaye ve sermaye maliyet oranı
  • Proje için ihtiyaç duyulan finansman ve faiz oranı

Yukarıda belirtilen değişkenler kullanılarak proje değerlemesi gerçekleştirilir. Hesaplamalarda proje pozitif değer ile sonuçlanıyorsa, üst yönetim projenin yapılması kararını verir. Aksi takdirde proje onaylanmaz.

Değer Önerimiz

Bu değerleme yaklaşımı şirketler tarafında yaygın olarak kullanılmaktadır ancak dünyada pekçok şirket yeni değerleme yaklaşımları arayışına girmiştir. Bunun en önemli nedenleri:

  • Mevcut değerleme yaklaşımıyla, değişkenlerin beklenen değerleri ile analiz yapılmakta ve iyi veya kötü senaryolar dikkate alınmamaktadır.
  • Karar alıcıların temel know-how varlığını oluşturan tecrübeleri, uzman görüşleri ve tarihsel veriler analizde dikkate alınmamaktadır.
  • Değişkenler arasında genellikle korelasyon mevcuttur. Bazı değişkenler birlikte artar/azalırken, bazı değişkenler de ters yönlü hareket ederler. Mevcut değerleme yaklaşımında korelasyon dikkate alınmamaktadır.
  • Mevcut değerleme yaklaşımı, strateji geliştirmeye olanak sağlamamaktadır.

Risk Dynamics Consultancy olarak, tüm ticari kararlarda olduğu gibi yukarıdaki örnekte bahsedilen bir inşaat projesi yatırım kararında da risk bazlı değerleme yaklaşımının daha doğru bir yöntem olduğunu düşünüyoruz. Yukarıda bahsedilen herbir değişken için beklenen değer yerine olasılık dağılımları kullanılması gerektiğini düşünüyoruz.

Mesela inşaat projesinde kullanılacak demir-çelik miktarı ve fiyatını düşünelim. Burada beklenen miktar ve beklenen fiyat yerine, miktarla ilgili tüm değerler ve bunların olasılıkları ile fiyatla ilgili tüm değerler ve bunların olasılıkları dikkate alınabilir. Hesaplamalar olasılık dağılımları ile yapılabilir. Böylece projede, demir-çelik miktarı ve fiyatının oluşturduğu risk açık bir şekilde ortaya koyulabilir.

Diğer tüm değişkenler, benzer şekilde olasılık dağılımları olarak hesaplamaya dahil edildiğinde, sonuçta projenin değeriyle ilgili tek bir beklenen değer yerine, tüm olası değerler ve bunların olasılıklarını elde etmiş oluruz. Böylece:

  • Projenin beklenen değeri ile projenin çeşitli güven seviyelerindeki VaR (value at risk) değerlerini elde etmiş oluruz. Projenin beklenen değeri yanında kötü durumlar oluştuğunda kaybedilebilecek paranın da ortaya çıkması, ticari kararlar alınması aşamasında şirket üst yöneticilerine çok önemli bilgiler verir.
  • Üst yönetim, beklenen değeri elde edebilmek için risk attıkları parayı açık bir şekilde görür. Eğer kötü senaryolar gerçekleşirse ne kadar para kaybedebileceklerini hesaba katarak beklenen değeri elde edebilmek için bu risklere maruz kalmanın uygun olup olmadığına karar verirler.
  • Beklenen değer ile VaR tutarları karşılaştırılarak, risk fazla ise risklerin bazılarına karşı aksiyonlar alarak riski düşürmek isteyebilirler. Unutulmamalıdır ki risk aldıkça beklenen getiri de artmaktadır. Bu nedenle riskin düşürüldüğü durumlarda düşen beklenen getirinin üst yönetim için yeterli olup olmadığı açık bir şekilde bu yaklaşım sayesinde tartışılabilir. Tersi durumda, eğer beklenen getiri yeterli görünmüyorsa, istenen beklenen getiriye ulaşmak için riski ne şekilde arttırmak gerektiği de yine risk bazlı değerleme yaklaşımı ile açık bir şekilde ortaya koyulmaktadır.
  • Eğer risklere karşı aksiyon almak gerekiyorsa, hangi risklere karşı ne şekilde aksiyon almak gerektiği çok önemli bir sorundur. Risk bazlı değerleme yaklaşımı ile herbir riskin nihai sonuca olan etkileri açık bir şekilde ortaya çıkmakta ve risklere karşı aksiyon alma konusunda önemli bilgiler sunmaktadır.
  • Bazı durumlarda şirketlerin ellerindeki sermaye ve diğer kaynaklar bir veya birkaç proje yapılabilmesine olanak vermekteyken, şirketlerin önüne pek çok farklı proje alternatifi çıkmaktadır. Bu gibi durumlarda, farklı projeleri değerlendirebilmek için şirketlerin detaylı analiz yapması gerekmektedir. Sadece beklenen değere bakıldığında ise yanlış kararlar verilebilir. Mesela eşit beklenen getirisi olan projelerden biri az riskli, diğer yüksek riskli olabilir. Bu gibi durumlarda risk bazlı değerleme yaklaşımı kullanılmadan projelerin risk değerlerini hesaplamak çok zordur.